G7’de özel olarak kömürden çıkış taahhüdünde bulunulmasa da 2035 yılına kadar enerji sektörünün tamamen veya ağırlıklı olarak karbondan arındırılması sözü verildi.

Almanya’da üç gündür devam eden G7 Zirvesi, temiz enerjiyi ve iklim değişikliğine karşı dayanıklılığı artırmak için gelişmekte olan ülkelerle yakın iş birliğini hedefleyen yeni bir teklifle son buldu.

Bu önemli gelişmenin yanı sıra, Rusya’nın Ukrayna’daki savaşı karşısında, Almanya Başbakanı Scholz başkanlığındaki liderlerin enerji güvenliği adına doğalgaz yatırımlarına alan açma kararı da dikkat çekti. Liderler, yaşadıkları enerji krizi karşısında “artan LNG akışlarının oynayabileceği önemli rolü vurgulamayı ve mevcut krize yanıt olarak bu sektöre geçici yatırımın gerekli olduğunu kabul etmeyi” seçtiler.

G7 bloğunun, bu hareketin geçici niteliğini vurgulamasına rağmen, Avrupa’nın kısa vadeli enerji ihtiyaçlarını karşılamak için bu uzun soluklu yola girip, iklim taahhütlerini tehdit altına sokarak on yıllar boyunca emisyonlara mecbur bırakabilir.

Diğer yandan, İtalya’nın petrol için tavan fiyat önerisi başarılı olmadı. Liderler özel olarak kömürden çıkış taahhüdünde bulunmasa da 2035 yılına kadar enerji sektörünü tamamen veya ağırlıklı olarak karbondan arındırma sözü verdiler. IEA’nın 2050 yılına kadar net sıfır patikasına göre, 2035 yılında karbonsuzlaşma, açık bir kilometre taşı olarak 2030’da kömürden çıkış anlamına geliyor. Buna ek olarak G7, “2030 yılına kadar yüksek oranda karbondan arındırılmış karayolu ulaşımı” taahhüdünde bulundu.

G7, mevcut gıda kıtlığını gidermek için insani bir taahhütte bulundu, ancak küresel gıda sistemindeki şoklara karşı savunmasız bırakan sorunların üstesinden gelmek için toplu bir plan oluşturmaktan geri kaldı. G7, gıda sisteminde reform yapma konusunda anlaşmaya varamadı.

İtalyan düşünce kuruluşu ECCO’nun Direktörü Luca Bergamaschi, “Kağıt üzerinde, sınırlı istisnalar dışında 2022’nin sonuna kadar uluslararası fosil yakıtlara desteğin sona erdirilmesine ilişkin COP26 taahhüdünden geri dönüş yok; ancak nihai kanıt, G7 ülkelerinin önümüzdeki haftalarda ve aylarda yapacakları gerçek yatırım seçimlerinde yatıyor. Ayrıca, yeni doğalgaz projelerine bağlı geçici koşullar, temiz alternatiflerden gelen rekabetle birlikte, yeni gaz için yatırım potansiyelinin çok az olduğu veya hiç olmadığı anlamına geliyor. Yapay olarak sübvanse edilmediği sürece” dedi.

We Mean Business Coalition Direktör Yardımcısı Gillian Nelson ise yaptıkları araştırmayı hatırlatarak, “Yeşil enerjinin yaygınlaşmasını hızlandırmak için tasarlanan politikaların, hanelerin enerji faturalarında binler seviyesinde tasarruf sağlayacağını ve dünyanın en büyük ekonomilerinde milyonlarca iş yaratacağını göstermiştik. G7 liderleri bu yolu tamamen benimseme şanslarını kaçırmış görünüyor. 2035 yılına kadar enerji sistemlerini karbondan arındırma ve kömürü aşamalı olarak kaldırma taahhütlerini yeniden teyit etmekte haklılar. Ancak dünyanın en büyük şirketlerinin çoğu, daha da ileriye ve daha hızlı gitmeleri için haykırıyor. İş dünyası, bugün dünya liderlerinin tehlikeli ve istikrarı bozan fosil yakıtlara olan toplu bağımlılığımızı azaltma konusunda ciddi olduklarını gösteren yatırım ve politikaları görmek istiyor” dedi.

 

Kaynak: İklim Haber