• 2016-2022 yılları arasında fosil yakıtlar ve çimentodan kaynaklanan küresel CO2 emisyonlarının %88’i 117 üreticiyle ilişkilendirilebilir.
• Çoğu fosil yakıt şirketi, Paris Anlaşması’ndan sonraki yedi yılda, Anlaşma’nın kabulünden önceki yedi yıla kıyasla daha fazla fosil yakıt üretti.
• Sanayi devriminden bu yana fosil yakıt ve çimento CO2 emisyonlarının %72’sinden fazlası Carbon Majors veri tabanındaki 122 kuruluşa aittir.
InfluenceMap tarafından Carbon Majors veri tabanı kullanılarak hazırlanan yeni bir rapor, dünyanın en büyük petrol, gaz, kömür ve çimento üreticilerinin iklim değişikliğinin başlıca nedeni olan küresel karbon emisyonlarına katkısını ölçüyor. Bu rapor, Paris Anlaşması’ndan bu yana üretilen küresel CO2 emisyonlarının çoğunun, üretimi yavaşlatmakta başarısız olan küçük bir grup yüksek emisyona neden olan üreticiden kaynaklandığını gösteriyor. Bu 57 şirket ve devlet kuruluşu, 2016’dan 2022’ye kadar fosil yakıt ve çimento CO2 emisyonlarının %80’i ile ilişkilendirilebilir. Ulus-devlet üreticileri Paris Anlaşması’ndan bu yana veri tabanındaki emisyonların %38’ini oluştururken, devlete ait kuruluşlar %37’sini ve yatırımcılara ait şirketler %25’ini oluşturuyor.
Carbon Majors veri seti 1854’ten 2022’ye kadar olan emisyon verilerini içeriyor. Tüm veri setinin yeni analizi, sanayi devriminden bu yana küresel fosil yakıt ve çimento co2 emisyonlarının %70’inden fazlasının 78 şirket ve devlet kuruluşuna ait olduğunu ortaya koyuyor. Aynı dönemde, sadece 19 kuruluş bu CO2 emisyonlarının %50’sine katkıda bulundu.
Carbon Majors, kurumsal fosil yakıt üreticilerinin sera gazı emisyonlarına katkılarının bu kapsamlı görünümünün ilk ve tek sağlayıcısı olarak küresel bir öneme sahiptir. Carbon Majors veri seti ilk olarak 2013 yılında Carbon Accountability Institute (Karbon Sorumluluk Enstitüsü)’nden Richard Heede tarafından oluşuturuldu2 ve artık Carbon Majors web sitesinde InfluenceMap tarafından barındırılacak: carbonmajors.org.
InfluenceMap Program Yöneticisi Daan Van Acker, “Carbon Majors veri tabanı, küresel CO2 emisyonlarının artmasında en önemli role sahip fosil yakıt üreticilerine iklim değişikliğinin sorumluluğunu yüklemede önemli bir araçtır. InfluenceMap’in yeni analizi, bu grubun üretimi yavaşlatmadığını ve çoğu kuruluşun Paris Anlaşması’ndan sonra üretimi arttırdığını gösteriyor. Bu araştırma, bu enerji devlerinin faaliyetlerinin sonuçları konusunda hesap vermelerini sağlamada önemli bir bağlantı oluşturuyor” dedi.
Carbon Majors veri seti, fosil yakıt üreticilerinin akademik, düzenleyici ve yasal bağlamlarda iklimle ilgili etkilerinden sorumlu tutulmasında çok önemli olduğunu kanıtladı. Örnekler arasında bu kuruluşların küresel yüzey sıcaklığı, deniz seviyesi ve atmosferik CO2 artışına yaptıkları katkının ölçülmesi ve Filipinler İnsan Hakları Komisyonu’nun 2022 İklim Değişikliği Ulusal Soruşturması’nda iklimle ilgili insan hakları ihlalleri için kurumsal hesap verebilirliğin sağlanması yer alıyor3.
Karbon Devleri ve Küresel CO2 Emisyonları (1854-2022)
Uluslararası Çevre Hukuku Merkezi (CIEL) Başkanı ve CEO’sCarroll Muffet, “Richard Heede’nin dönüm noktası niteliğindeki Carbon Majors araştırması, fosil yakıt endüstrisinin iklim krizindeki rolünün gerçek ölçeğini hesaplamak ve ortaya koymak için kendi raporladığı üretim ve işletme rakamlarını kullanarak iklim hesap verebilirliğin görünümünü değiştirdi. InfluenceMap’in yeni Carbon Majors veri tabanı, bu araştırmayı güncelleyip genişleterek ve araştırmacılar, karar vericiler ve dava açanlar için daha geniş çapta erişilebilir ve kullanılabilir hale getirerek bu görünümü bir kez daha değiştirecektir. Carbon Majors veritabanı, iklim gerçekliğinin acil talepleri ile petrol ve gaz üretiminin pervasızca ve kasıtlı olarak artmaya devam etmesi arasında büyüyen uçurumu belgelemeyi, hesaplamayı ve görsel olarak göstermeyi önemli ölçüde kolaylaştırıyor. Kritik olarak, kurumsal davranış ve üretimdeki değişiklikleri, yatırımcılar, araştırmacılar ve davacılar için uygun olacak şekilde ayrı ve açıkça tanımlanmış zaman ölçeklerinde izlememizi sağlar. İklim eylemi ve iklim hesap verebilirliğine yönelik çalışmalarda hayati ve güçlü yeni bir araçtır” dedi.
Bu yeni analizden elde edilen diğer önemli bulgular şunlardır:
• Yatırımcıların sahip olduğu ilk 5 şirket, Chevron, ExxonMobil, BP, Shell ve ConocoPhillips, tarihsel fosil yakıt ve çimento CO2 emisyonlarının %11,1’inden (196 GtCO2) sorumludur.
• En büyük 5 devlet şirketi olan Saudi Aramco, Gazprom, National Iranian Oil Company, Coal India ve Pemex, tarihsel fosil yakıt ve çimento CO2 emisyonlarının %10,9’undan (194 GtCO2) sorumludur.
• 2015’ten bu yana kömür arzı yatırımcılara ait kuruluşlardan devlete ait kuruluşlara kaydı. Yatırımcılara ait kömür üretim emisyonları 2015’ten 2022’ye kadar %27,9’luk bir düşüşle 939 MtCO2e azaldı. Ancak, emisyonlar 2015-2022 yılları arasında ulus-devlet ve devlete ait üreticilerden 2.208 MtCO2e ve 343 MtCO2e olarak sırasıyla %19 ve %29 artış gösterdi.
• Fosil yakıt şirketlerinin çoğunluğu, Paris Anlaşması’ndan sonraki yedi yılda, önceki yedi yıllık döneme kıyasla daha yüksek üretim gerçekleştirdi. Devlete ait şirketlerin %65’i ve yatırımcılara ait şirketlerin %55’i 2016- 2022 döneminde 2009-2015 dönemine kıyasla daha yüksek üretim yaptı.
• Paris Anlaşması’ndan sonra devlete ve yatırımcılara ait şirketlerin üretimindeki artış, öncesine kıyasla en çok Asya’da görülüyor. Yatırımcılara ait 5 Asya şirketinin tamamı ve devlete ait 10 Asya kuruluşundan 8’i, 2009- 2015 dönemine kıyasla 2016-2022 döneminde daha yüksek emisyonlarla bağlantılı. Bu durum öncelikle Asya kömür üretiminden kaynaklanan artan emisyonlarla şekilleniyor.
Stand.earth Uluslararası Program Direktörü ve Fosil Yakıtların Yayılmasını Önleme Anlaşması BaşkanıTzeporah Berman, “Carbon Majors araştırması bize, yaşamları tehdit eden, okyanuslarımızı ve ormanlarımızı tahrip eden ölümcül sıcaklık, aşırı hava koşulları ve hava kirliliğinden tam olarak kimin sorumlu olduğunu gösteriyor. Bu şirketler sorunu inkâr ederken ve iklim politikalarını geciktirip engellerken milyarlarca dolar kâr elde ettiler. Sürdürülebilir bir çözümün parçası olduklarına dair reklam kampanyalarına milyonlar harcarken, bir yandan da daha fazla fosil yakıt çıkarılması için yatırım yapmaya devam ediyorlar. Bu bulgular, hükümetlerimizin bu şirketlere karşı durmasına her zamankinden daha fazla ihtiyacımız olduğunu ve fosil yakıtların yaygınlaşmasını sona erdirmek ve gerçekten adil bir geçiş sağlamak için bir Fosil Yakıt Anlaşması yoluyla yeni bir uluslararası işbirliğine ihtiyacımız olduğunu vurguluyor” dedi.





