-
Ankete katılan 17 G20 ülkesinde yetişkinlerin çoğunluğu (%68 ), ekonomimizde ve yaşam tarzlarımızda yapılacak büyük değişiklikleri finanse etmenin bir yolu olarak varlıklı kişilerin servetleri üzerinden daha yüksek bir vergi ödemesini öngören politika önerisini destekliyor.
-
İklim değişikliği ve doğanın korunması söz konusu olduğunda, ankete katılan 18 G20 ülkesindeki insanların %71’i karbon emisyonlarının azaltılması için acilen – önümüzdeki on yıl içinde – büyük eylemler yapılması gerektiğine inanıyor.
-
Ekonomimizde ve yaşam tarzlarımızda yapılacak büyük değişiklikleri finanse etmek için daha yüksek karbon vergileri, gelir üzerinden daha yüksek kademeli vergilendirme ve büyük işletmeler için daha yüksek vergi oranları da ankete katılan 17 G20 ülkesinde çoğunluk tarafından destekleniyor.
-
İnsanlar siyasi ve ekonomik reform istiyor. Ankete katılan 17 G20 ülkesindeki her üç kişiden ikisi (%68) ekonominin işleyiş biçiminin yalnızca kâra ve zenginliği artırmaya odaklanmak yerine insanların ve doğanın sağlığına ve refahına öncelik vermesi gerektiği konusunda hemfikir.
Dünyanın en büyük 18 ekonomisinde yetişkin vatandaşlarla yapılan yeni bir anket, vergi reformlarına ve daha geniş kapsamlı siyasi ve ekonomik reformlara çoğunluğun destek verdiğini ortaya koydu. (Bulgular 17 G20 ülkesine atıfta bulunurken belirtildiği üzere Çin’de tüm sorular sorulmamıştır).
Ipsos tarafından yapılan ankete göre, 17 G20 ülkesindeki vatandaşların yaklaşık üçte ikisi (%68) ekonomimizde ve yaşam tarzımızda yapılacak büyük değişiklikleri finanse etmenin bir yolu olarak varlıklı kişilerden servet vergisi alınmasını desteklerken, sadece %11’i buna karşı çıktı. %70’i varlıklı kişilerden daha yüksek oranda gelir vergisi alınmasını desteklerken, %69’u büyük işletmelerden daha yüksek oranda vergi alınmasından yanadır.
Varlıklı kişilere servet vergisi uygulanmasına en yüksek destek Endonezya (%86), Türkiye (%78), Birleşik Krallık (%77) ve Hindistan’da (%74) görülüyor. Suudi Arabistan (%54) ve Arjantin’de (%54) destek en düşük seviyededir, ancak yine de ankete katılanların yarısından fazlası bu görüştedir. Amerika Birleşik Devletleri, Fransa ve Almanya’da ankete katılanların yaklaşık üçte ikisi varlıklı kişilere servet vergisi uygulanmasını desteklemektedir (sırasıyla %67, %67 ve %68).
Sonuçlar ayrıca iklim değişikliği ve doğanın korunması söz konusu olduğunda, ankete katılan 18 G20 ülkesindeki vatandaşların %71’inin elektrik, ulaşım, gıda, sanayi ve binalardan kaynaklanan karbon emisyonlarını azaltmak için dünyanın on yıl içinde derhal harekete geçmesi gerektiğine inandığını göstermektedir. Bu oran ankete katılan Meksikalıların %91’ine, Güney Afrikalıların %83’üne ve Brezilyalıların %81’ine yükselmektedir. Bu inanç Suudi Arabistan (%52), Japonya (%53), Amerika Birleşik Devletleri (%62) ve İtalya’da (%62) en düşük seviyededir – ancak yine de katılımcıların yarısından fazlasında görülmektedir.
Bulgular, ABD, Çin ve Hindistan’ın da aralarında bulunduğu G20 ülkelerinin maliye bakanlarının Temmuz ayında Brezilya’da bir araya gelmeye hazırlandığı bir dönemde ortaya çıktı. Bu ülkeler ekonomik ve çevresel zorlukları ele alma stratejileri üzerinde tartışırken ilk kez bir servet vergisi gündemde.
Earth4All ve Global Commons Alliance tarafından yaptırılan anket, G20 ülkelerinin 18’inde ekonomik ve siyasi dönüşüme verilen desteği araştırdı.
Anket, ek vergi gelirlerinin ekonomimiz ve yaşam tarzlarımızdaki değişikliklere yönelik politika önerilerini finanse etmek için kullanılmasına yönelik geniş bir desteğin altını çizdi. Güçlü desteğe sahip başlıca alanlar arasında yeşil enerji girişimleri, evrensel sağlık hizmetleri ve işçi haklarının güçlendirilmesi yer alıyor. Evrensel temel gelir ve demokrasiyi güçlendirmek için yurttaş meclislerine yatırım gibi daha az popüler öneriler bile katılımcıların yaklaşık yarısından destek görüyor.
Earth4All girişiminin eş lideri Owen Gaffney, “Politikacılara verilen mesaj daha net olamazdı. Dünyanın en büyük ekonomilerinde yaptığımız ankete katılan insanların büyük çoğunluğu, iklim değişikliğiyle mücadele etmek ve doğayı korumak için bu on yıl içinde acil olarak büyük adımlar atılması gerektiğine inanıyor. Aynı zamanda pek çok kişi ekonominin kendileri için çalışmadığını düşünüyor ve siyasi ve ekonomik reform istiyor. Bu durum popülist liderlerin yükselişini açıklamaya yardımcı olabilir” dedi.
“Anket sonuçlarımız, ankete katılan G20 ülkelerinde yaşayanların net bir mesaj verdiğini gösteriyor: zenginliği yeniden dağıtmak. Daha fazla eşitlik, daha istikrarlı bir gezegen için adil bir dönüşümü sağlayacak daha güçlü demokrasiler inşa edecektir.”
Global Commons Alliance İcra Direktörü Jane Madgwick de bu aciliyeti yineledi: “Bilim, gezegensel krizin, iklim değişikliğinin ele alınması ve doğanın korunması için dev bir adım atılmasını gerektiriyor. Ankete katılan 18 G20 ülkesindeki vatandaşların %71’i karbon emisyonlarının azaltılması için önümüzdeki on yıl içinde derhal harekete geçilmesini destekliyor.”
Ankete katılan 17 G20 ülkesinde halkın çoğunluğu, ekonomilerin tek başına ekonomik büyümeye odaklanmanın ötesine geçmesi gerektiğine inanıyor.
17 G20 ülkesinde yapılan ankete katılanların %68’i, ülkelerinin ekonomisinin işleyiş biçiminin yalnızca kâra ve zenginliği artırmaya odaklanmak yerine insanların ve doğanın sağlığına ve refahına öncelik vermesi gerektiği konusunda hemfikirdir. Ayrıca, %62’si bir ülkenin ekonomik başarısının ekonominin ne kadar hızlı büyüdüğü ile değil, vatandaşlarının sağlık ve refahı ile ölçülmesi gerektiği konusunda hemfikirdir.
Ankete katılan 17 G20 ülkesindeki insanların sadece %39’u hükümetlerinin insanların çoğunluğunun yararına kararlar alacağına inanıyor ve sadece %37’si hükümetlerinin 20 ya da 30 yıl sonra insanların çoğunluğunun yararına olacak uzun vadeli kararlar alacağına güveniyor.
Ulusal ve küresel siyasi ve ekonomik sistemlerde reform yapılması yönünde kayda değer bir talep vardır. Ankete katılan 17 G20 ülkesinde, katılımcıların %65’i ulusal siyasi sistemlerinin önemli değişikliklere (%36) veya tamamen reforma (%29) ihtiyacı olduğuna inanmaktadır. Benzer bir oran (%67) ülkelerinin ekonomik sistemi için de aynı şeyi düşünmektedir (%41’i önemli değişikliklere ihtiyaç duyduğunu, %27’si ise tamamen reforme edilmesi gerektiğini düşünüyor).
Earth4All İcra Kurulu Başkanı ve Roma Kulübü Eş Başkanı Sandrine Dixson-Declève, “Bu anket, G20 ülkelerindeki vatandaşların çoğunluğunun daha fazla refah, daha fazla iklim çözümü ve daha az eşitsizlik sağlayan bir ekonominin zamanının geldiğine inandığını bir kez daha kanıtlıyor. Ancak sonuçlar aynı zamanda özellikle Avrupa’da hükümete karşı bir güven eksikliği olduğunu da gösteriyor. Son Avrupa seçimlerinin radikal sağa doğru kaymasıyla birlikte, insanlara ve gezegene aynı anda hizmet eden bir ekonomiyi hayata geçirmek için hükümetleri sorumlu tutmamız gerekiyor” dedi.
Ankette ayrıca insanların gelecekleri konusunda iyimser ya da kötümser olup olmadıkları da soruldu. Ankete katılan 18 G20 ülkesindeki insanların ortalama %62’si kendi gelecekleri konusunda iyimser. Ancak, sadece %44’ü ülkelerinin geleceği konusunda olumlu düşünürken, %38’i dünyanın geleceği konusunda iyimser. Endonezya, Meksika, Brezilya ve Hindistan gibi gelişmekte olan ekonomilerdeki katılımcılar ile Çin ve Suudi Arabistan’daki katılımcılar en iyimser olanlarken, Avrupa’daki katılımcılar ile Japonya ve Güney Kore’deki katılımcılar daha az iyimser olma eğilimindedir.



