Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 29. Taraflar Konferansı (COP 29), 11 – 22 Kasım tarihleri arasında Azerbaycan’ın Bakü kentinde düzenlenecek. Sürdürülebilir Ekonomi ve Finans Araştırmaları Derneği’nin (SEFiA) yeni blog yazısı, iklim müzakerelerinin temel karar alma organı olan Taraflar Konferansı (Conference of Parties – COP) öncesinde hafızamızı tazelemeyi ve gelecek iki hafta boyunca takip edeceğimiz gündeme göz atmayı hedefliyor.
- COP28’de ne olmuştu? COP28, Kayıp ve Zarar Fonu’nun kurulması, tarafların fosil yakıt çağının sona erdiğine işaret etmesi, fosil yakıtların yerini temiz enerjinin alması gerektiği ve 2050 yılının küresel net sıfır için hedef yıl olduğu konusunda hemfikir olduklarını göstermesi bakımından müzakereler tarihinde önemli bir yere oturuyordu. Fakat nihai anlaşmada fosil yakıtlardan çıkış talebinin kendisine yer bulamaması, önemli bir eksiklik olarak kendini gösterdi. Ayrıca, büyük bir kazanım olan Kayıp ve Zarar Fonu, konferans sonunda dahi 2030 yılına kadar kayıp ve hasar maliyetlerinin ancak binde 2’sini karşılıyordu.
COP29’da hangi tartışma başlıklarını takip edeceğiz?
Ana odak noktası iklim finansmanı olan COP29’da beklentiler şu noktada yoğunlaşıyor: İhtiyaç duyulanın çok gerisinde kalan iklim eylemi için acilen ilerleme kaydedilmesi gerekiyor! COP29 gündeminin genel çerçevesini dört ana başlıkta açıklamak mümkün.
- İklim finansmanı: 2009 yılında belirlenen mevcut 100 milyar dolarlık iklim finansmanı taahhüdünün 2023 yılının sonunda sona ermesinin ardından başlayacak olan yeni yıllık finansman hedefini ifade eden Yeni Kolektif Sayısallaştırılmış Hedef (New Collective Quantified Goal – NCQGs) önümüzdeki iki hafta boyunca en çok duyacağımız kısaltma olacak.
- Kayıp ve Hasar Fonu’nun geliştirilmesi: Kayıp ve Zarar Fonu’na şu anda taahhüt edilen miktar (661 milyon dolar), dünya çapında tahmini kayıp ve zarar ihtiyaçlarının oldukça gerisinde kalıyor. Bu nedenle zirve boyunca fona daha fazla taahhütte bulunma çağrısı sürecek. Gelişmekte olan ülkelerden, NCQG altında ayrı bir alt hedef de dâhil olmak üzere, bu konuya daha fazla fon sağlanması için bir baskı oluşturulması bekleniyor.
- Karbon piyasası kuralları: Paris Anlaşması’nın 6. Maddesi, karbon piyasaları için ilkeler ve ülkelerin iklim hedeflerine ulaşmak için işbirliği yapabilecekleri yollar oluşturuyor Fakat 6. Madde’nin işlerliği, kayda değer bir hacme ulaşamaması nedeniyle, hâlâ tartışmalı bir konu. Karbon kredilerinin ticaretine yönelik kurallar, zirvenin bir diğer ana tartışma başlığını oluşturuyor.
- Uyum tartışmaları: Ulusal politikalar, iklim krizinin yıkıcı etkilerine uyum sağlamak üzere belirli planlar ortaya koyuyor. Fakat uyum çerçevesi, nicel hedeflere veya projelerin iklim finansmanına ilişkin ayrıntıları ortaya koymuyor. COP29, daha spesifik uyum hedefleri belirlenmesi için bir fırsat olarak değerlendiriliyor.
Türkiye’nin COP29 gündemi değerlendirmesine ve yazının tamamına buradan ulaşabilirsiniz.



