Skip to main content
Haberler

Güneş ve rüzgar, 15 milyar dolar gaz ithalatını engelledi

By 28 Ocak 2025Mayıs 9th, 2025No Comments

Ember’in son raporu, güneş ve rüzgar enerjisi kapasitelerinin enerji ithalatına yönelik etkisini gösteren verileri de içeriyor. Buna göre, son iki buçuk yılda güneş ve rüzgar enerjisinin elektrik üretimindeki payı, 15 milyar dolarlık doğalgaz ithalatını engelledi. Bu dönemde yalnızca güneş enerjisi, ülkenin toplam elektriğinin yüzde 6’sını sağlayarak 5,4 milyar dolarlık doğalgaz ithalatının önüne geçti.

Rapor,  rüzgar enerjisindeki gelişmeleri de içeriyor. Güneş enerjisindeki kayda değer ilerlemelere rağmen yıldan yıla rüzgar enerjisi kurulumlarında yavaşlama yaşandığını belirten Ember, 2024 yılında rüzgar enerjisinde yalnızca 770 MW ilave kapasite eklenerek toplam kapasitenin 12,5 GW’a ulaştığını belirtiyor. Bu haliyle rüzgar enerjisi, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Stratejik Planı’ndaki 2024 yılı sonu hedefi olan 13,3 GW hedefinin gerisinde kaldı. Bununla birlikte Ember; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın açıkladığı Uzun Dönemli İklim Değişikliği Stratejisi (LTS) 2035 yılı için güneşte 77 GW ve rüzgarda 43 GW hedefiyle yenilenebilir enerji için iddialı bir yol haritasının oluştuğunu savunuyor. 

Güneş ve rüzgar potansiyeli, Türkiye’nin önünü açabilir    

Güneş ve rüzgar enerjisindeki gelişmeleri Türkiye’nin ulusal iklim hedefi açısından da değerlendiren Ember, LTS’de sunulan 2035 hedeflerinin uluslararası alanda resmi taahhütler haline gelmesi için 2025 yılında güncellenmesi beklenen Ulusal Katkı Beyanı’nda (NDC) yer alması ve mevcut 2030 yılı hedeflerinin güncellenmesi gerektiğini belirtiyor. Böylece Türkiye, küresel iklim hedefleriyle uyumlu bir yol izlenmesi ve iklim değişikliğiyle mücadelede daha etkin bir rol üstlenebilir.

Ember Türkiye Enerji Analisti Bahadır Sercan Gümüş analizdeki bulguları, “Son dört yıldır güneş enerjisi kapasitesinde kesintisiz ivme artışı, doğru politikalarla Türkiye’nin enerji şebekesinde gerçekleştirebileceği dönüşümün güçlü bir göstergesidir. Türkiye sadece iki buçuk yılda güneş enerjisi kapasitesini iki katına çıkararak 2025 hedefini zamanından önce aşmış ve daha iddialı hedefler belirleme potansiyelini göstermiştir. Yenilenebilir enerji hedeflerini yükseltmek ve bu ivmeyi sürdürmek, Türkiye’ye enerji ithalatına olan bağımlılığını azaltma, enerji güvenliğini güçlendirme ve uluslararası alanda dönüşüm taahhüdünü daha güçlü bir şekilde ortaya koyma fırsatı sunmaktadır. Bununla birlikte, güneş ve rüzgar enerjisindeki potansiyelin Ulusal Katkı Beyanı’na yansıtılması, 2026 yılında gerçekleştirilecek COP31’e ev sahipliği için iki aday ülkeden biri olan Türkiye’nin, enerji dönüşümündeki kararlılığını uluslararası alanda güçlü bir şekilde sergilemesine olanak sağlayacaktır.” şeklinde yorumladı.