Antartika’nın batısındaki Brunt Buz Sahanlığı’ndan, 1270 kilometrekarelik bir buz kütlesinin koparak ayrıldığı bildirildi. Kasım 2020’de meydana gelen yarık, gelişerek kopma noktasına geldi.

Birleşik Krallık’ın ulusal Antarktika operasyonu British Antarctic Survey (BAS) kurumunda görevli bilim insanları tarafından yapılan açıklamada, bin 270 kilometrekare boyutundaki bir buzulun yaklaşık 150 metre kalınlığındaki Brunt Buz Sahanlığı’ndan kırılarak ayrıldığını bildirildi.

BAS Direktörü Prof. Dame Jane Francis yaptığı açıklamada, “BAS’taki ekiplerimiz yıllardır Brunt Buz Sahanlığı’ndan bir buzdağının ayrılması için hazırlandı. İstasyonu çevreleyen yüksek hassasiyetli GPS cihazlarından oluşan otomatik bir ağ kullanarak buz tabakasını günlük olarak izliyoruz, bu cihazlar buz tabakasının nasıl deforme olduğunu ve hareket ettiğini ölçmekte. Aynı zamanda Avrupa Uzay Ajansı (ESA), Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) ve Alman uydusu TerraSAR-X’ten gelen uydu görüntülerini de kullanıyoruz. Tüm veriler analiz için Cambridge’e geri gönderilir, bu nedenle istasyonda hiç personel bulunmadığında Antarktika kışında, zifiri karanlıkta ve sıcaklık eksi 50 derecenin altına düştüğünde bile neler olduğunu biliyoruz” dedi.

Swansea Üniversitesi Buzul Bilimci Adrian Luckman ise açıklamasında, “Antarktika buz tabakalarının büyük bölümlerinin kırılması, tamamen normal bir olay. Brunt Buz Sahanlığı’nda tespit edilenler gibi büyük ayrılma olayları oldukça nadir ve heyecan verici olmaya devam ediyor. Bu ayrılmanın önümüzdeki günlerde ve haftalarda daha fazla parçanın kırılmasını tetikleyip tetiklemeyeceğini zaman gösterecek” ifadelerini kullandı.

“Buz Sahanlığı Her Yıl 2 Kilometre Batıya Sürükleniyor”

ABD ve Avrupa Uzay Ajansı’na ait toplamda 16 uydudan oluşan bir ağ tarafından izlenen Brunt Buz Sahanlığı, dünyada en çok izlenen buz tabakası olarak biliniyor.

Kopuşun, doğal sürecin parçası olduğunu ifade eden uzmanlar, küresel iklim değişikliğinden kaynaklanan sıcaklık değişimlerinin etkisine dair sonuçlara varmak için daha detaylı araştırma yapılması gerektiği değerlendirmesinde bulundu.

Kaynak: İklim Haber, British Antarctic Survey