2020’de ABD ve AB’de rekor sayıda kömür santrali kapandı, Çin’de yeni devreye alınan kömürlü termik santral sayısındaki artış ise bu düşüşü gölgeliyor. Türkiye’de isede planlanan kömürlü termik santrallerin yarısından fazlası da iptal edildi.

Global Energy Monitor tarafından hazırlanan raporun ve yazarları arasında Sierra Club, Enerji ve Temiz Hava Araştırma Merkezi (CREA), Climate Risk Horizons, GreenID, Ekosfer ve Avrupa İklim Eylem Ağı’ndan (CAN Europe) uzmanların yer aldığı yeni rapor; Çin’de devreye alınan kömürlü termik santral sayısındaki ani yükselişin, 2020 yılında dünyanın geri kalanında devreden çıkarılan termik santrallerle telafi edildiğini gösteriyor. Buna rağmen kömür kurulu gücünde 2015’ten bu yana ilk kez küresel ölçekte artış yaşanıyor. 2020’de toplam kurulu gücü 87,4 GW olan planlanan kömür santrallerinin %85’i Çin’de. Çin, Türkiye ve Balkanlar’daki kömür santrallerinin de yegâne yatırımcısı olmayı sürdürüyor.  

Dünyadaki kömürlü termik santral planlarının yıllık değerlendirmesinin yedincisi olan Yükseliş ve Çöküş 2021: Kömürlü Termik Santrallerin Küresel Takibi raporu, 2020 yılında 37,8 GW’lık kömürlü termik santralin kapandığını gösteriyor. Termik santralleri kapatan ülkelerin başında ABD (11,3 GW) ve AB ülkeleri (10,1 GW) geliyor.  Rapor aynı zamanda Trump’ın ‘kömüre hücum’ vaadinin gerçekleşmediğini gösteriyor. Devre dışı bırakılan kömür kurulu gücü Obama’nın ikinci döneminde 48,9 GW iken, Trump’ın görev yaptığı dönemde 52,4 GW’a yükseliyor.

Çin, 2020 yılında dünyadaki yeni kömürlü termik santrallerin (50,3 GW) %76’sını oluşturan 38,4 GW kapasiteyi devreye aldı. Çin’deki yükseliş dışında dünyada 11,9 GW güçte kömür santrali devreye alındı. Ancak devreden çıkarılan santrallerin dikkate alındığı, Çin’in hesaba katılmadığı durumda, dünyadaki kömür santrallerinin kurulu gücü 2020’de 17,2 GW düştü. Çin hariç, dünya genelindeki kömür kurulu gücü art arda üç yıldır azalıyor.

Bangladeş, Filipinler, Vietnam ve Endonezya’da planlanan 62 GW kurulu güçteki yeni termik santral projelerinin iptaline yönelik açıklamalar yapıldı. Bu durum, Çin dışında, Asya’da planlanan kömür santrallerinin çöküşüne işaret ediyor. GEM, belirtilen dört ülkede inşaat aşamasına geçmemiş, planlama safhasında bulunan 25,2 GW’lık kömür santrali projesi kaldığına işaret ediyor. Bu durum, yalnızca beş yıl önce bu dört ülkede planlama aşamasında bulunan 125,5 GW’lik santrale kıyasla, proje stoğunun %80 küçüldüğü anlamına geliyor.

Türkiye’de son bir senede 26 kömürlü termik santral projesi iptal edildi

Türkiye’de de benzer bir eğilim gözlemleniyor. İzin-lisans aşamasındaki kömür kapasitesi, ulusal ölçekte sağlanan teşviklere rağmen, 2015’teki 59,2 GW seviyesinden 2020 yılına gelindiğinde 20,4 GW’a geriledi, yani yaklaşık 40 GW’lık kapasite rafa kalktı. Bu durum proje stoğunda %66 oranında bir düşüş anlamına geliyor. Sadece 2020 yılında 21, 2021’de ise beş kömürlü termik santral projesi ya iptal edildi ya da rafa kalktı. Öte yandan, kamuoyu tepkisinin artması ve yatırımcıların iştahının azalmasıyla, Türkiye’deki yetkililer kömür projelerinin finansmanı için yüzünü Çin’e döndü. Türkiye’de yeni kömür projelerinin hayata geçmesi için yegâne olanak Çinli yatırımcılar olarak görülüyor. 1,3 GW kurulu gücündeki EMBA Hunutlu termik santralinin inşaatı, Çin’den alınan 1,38 milyar dolarlık finansman sayesinde devam ediyor. Türkiye Varlık Fonu, Kahramanmaraş’ta planlanan ve 1,8 GW kurulu güçteki Afşin C kömür santrali projesine yönelik 2021’de gerçekleştireceği ihale için Çinli şirketlerin dikkatini çekmeye çalışıyor.

Avrupa İklim Eylem Ağı (CAN Europe) Türkiye İklim ve Enerji Politikaları Koordinatörü Özlem Katısöz, “Türkiye’deki eğilim de enerji politikasının, yeni kömür santrali yapma hedefini terk etmek ve rüzgar ve güneş gibi yenilenebilir kaynakları daha etkin şekilde teşvik etmek üzere revize edilmesinin zamanının geldiğini gösteriyor. Hatta ötesine geçip, AB’deki gibi işletmedeki kömür santrallerinin kapatılmasına yönelik adil ve hızlı bir enerji dönüşümü ile kömürden çıkış planlarına başlamamız gerekiyor.”

Ekosfer Derneği’nin kurucularından Özgür Gürbüz, “Türkiye’nin hâlâ kömürden çıkış planı bulunmuyor ve hükümet kömür santrallerinin sayısını artırmak istiyor. Ekonomik kriz ve koronavirüs salgını, kömür santrallerindeki gelişmeleri yavaşlattı ancak daha fazlasına ihtiyaç duyuyoruz. İklimi koruma konusunda anlamlı bir hedefin yokluğunda, kömür projeleri genellikle iklim değişikliğine etkisi dikkate alınmadan tartışılıyor. Turkiyedekomur.org isimli web sitesiyle, Türkiye’deki kömür sorununun iklim değişikliği ve küresel gelişmeler göz önünde bulundurularak değerlendirilmesine katkıda bulunmayı amaçlıyoruz. Resmin bütününü görmek, Türkiye’nin iklim dostu enerji politikaları oluşturmasına ve Paris İklim Anlaşması’nı onaylamanın öneminin ortaya çıkmasına yol açmasını umuyoruz.” diyor.

Raporun tamamına ulaşmak için tıklayın.