Scientific Reports dergisinde geçtiğimiz hafta yayınlanan bir araştırmaya göre, kontrolsüz iklim değişikliği yılda fazladan 4,9 milyon sıcak hava kaynaklı ölüme neden olabilir; bu sayıyı ciddi emisyon kesintileriyle 0,8 milyona düşürmek mümkün. 

Araştırma, sera gazı emisyonlarının neden olduğu ısı kaynaklı ölümlerdeki artıştan soğuk kaynaklı ölümlerdeki düşüşün çıkarılmasının, çok yüksek bir emisyon senaryosu altında yüzyılın sonuna kadar ölüm oranını %4,2 oranında artıracağını gösteriyor.

Fazladan 4,9 milyon ölüm, bilim insanlarının sel, kuraklık, fırtına, ürün kıtlığı, hastalıklar veya iklim değişikliğiyle daha da kötüleşmesini beklediği diğer faktörler nedeniyle artacak ölümlerin sayısını içermiyor.

Çalışmanın yazarlarından Kaliforniya Üniversitesi, Davis’ten Profesör Frances Moore, “Bu yıl ABD veya Kanada gibi daha zengin ülkelerde bile sıcak hava dalgalarının ne kadar ölümcül olabileceğini gördük. Isı stresi zaten ölümcül ve iklim değişikliğinden kaynaklanan ısınma, özellikle zaten sıcak olan ve iklimlendirmeye maddi gücü yetmeyen yerlerde durumu daha da kötüleştirecek. Bu ülkelerde, en yoksul kesimler – yüksek oranda açık havada tarım veya inşaat sektöründe çalışanlar – muhtemelen en çok etkilenecekler. Hayat kurtarmak için emisyonları azaltmak amacıyla acil ve iddialı hareket etmenin faydaları açıktır” diyor.

Paris Anlaşması uyarınca hızlı emisyon kesintileri, sıcaklık artışlarını 2°C’nin mümkün olduğunca altında tutarak, küresel ölüm oranlarındaki artışı %4,2’den %0,07’ye düşürerek her yıl 4,1 milyon hayat kurtaracaktır. Bu tahminler, ülkelerin daha da zenginleştiğini ve örneğin klima erişimini genişleterek, gelirler arttıkça daha yüksek sıcaklıklara uyum sağlayabildiğini varsayıyor. Bu olmazsa, ölüm oranlarındaki artış daha da yüksek olacaktır.

Isıya bağlı ölümlerdeki en büyük artış, zaten daha sıcak olan, birçoğu daha yoksul ve iklim değişikliğine çok daha az neden olmuş ülkelerde meydana geliyor.

Örneğin, yüksek emisyon senaryosu altında Nijer, yüzyılın sonuna kadar ısıya bağlı ölümlerde %20,2’lik bir artış yaşayacaktır. Paris Anlaşmasına uygun olarak emisyonları azaltmak, bunu %2,3’lük bir artışa indirecektir. Bu durum, yüzyılın son on yılında ülkede yılda yaklaşık 168.000 hayat kurtarabilir.

Türkiye için sıcaklığa bağlı ölümlü hasar fonksiyonlarının tahminleri:

Küresel ısınmayı Paris Anlaşması hedefi olan 1,5°C ile sınırlandırmak için, emisyonların 2030 yılına kadar %50 oranında düşmesi gerekiyor, ancak bunun yerine emisyonlar BM’ye göre %16 artış gösteriyor. 

Dünya liderleri, Paris Anlaşması hedeflerine ulaşma planlarını tartışmak üzere 2015’te anlaşmanın imzalanmasından bu yana iklim değişikliği konusunda en büyük Birleşmiş Milletler toplantısı, COP26 için önümüzdeki ay Glasgow’da bir araya gelecek.