Greenpeace Türkiye, ülkedeki hava kirliliğinin durumu üzerine bir rapor yayınladı. Genel bulgular şu şekilde:

2021’deki PM2.5 konsantrasyonları ne kadardı?

Bu rapora dahil edilen her bir il için ölçülen 2021 yılına ait yıllık ortalama PM2.5 konsantrasyonları 10.8 ile 34.5 mikrogram (µg/m3) arasında değişmektedir. Çalışmaya dahil edilen tüm nüfusta,ağırlıklı yıllık ortalama PM2.5 maruziyeti 20.7 mikrogramdır (µg/m3). Bu konsantrasyon, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından önerilen Hava Kalitesi Kılavuzu’ndan dört kat daha fazladır.

Sağlığa etkileri nelerdi?

Bu çalışmaya dahil edilen şehirlerde uzun süreli PM2.5 maruziyetinin 2021 yılı boyunca 34.000 erken ölüme katkıda bulunduğu tahmin edilmektedir. Bu lokasyonlardaki PM2.5 konsantrasyonları DSÖ kılavuzundaki limit değerleri karşılamış olsaydı, PM2.5 kirliliğine atfedilebilen erken ölümlerin sayısı %75 oranında azaltılabilir, her yıl tahminen 26.000 hayat kurtarılabilirdi.

Ölüm sayıları araba kazaları vb. ile karşılaştırıldığında nasıl bir tablo ortaya çıkıyor?

Bu rapora dahil edilen şehirlerde, 2021 yılında PM2.5 maruziyetine atfedilebilecek tahmini 34.000 erken ölüm meydana geldi. Bu, 100.000 kişi başına yaklaşık 64 ölüm anlamına gelmektedir.
Bu oran, Türkiye genelinde trafik kazaları, uyuşturucu kullanımı ve cinayet vakalarının oranlarının toplamından kat kat fazladır.

Bu konuda ne yapılmalı?

  1. Türkiye, PM2.5 kirliliği için yıllık ve 24 saatlik ortalama limit değerlerini bir an önce tanımlamalıdır.
  2. Bu limit değerler, yasal olarak bağlayıcı hedef tarihlerle ulusal düzenlemelerde belirtilmelidir.
  3. Limit değerler, asgari olarak, AB vatandaşlarının sağlığını koruyan seviyelerle uyumlu olmalıdır.
  4. Dünya Sağlık Örgütü’nün güncellenen kılavuzlarına uyum sağlamak daha fazla koruma sağlayacaktır.
  5. Türkiye’nin halk sağlığı yararına bu seviyeleri benimsemesi talep edilmektedir. PM2.5 kirliliğinin ulusal düzenlemeleri ihlal ettiği bölgeler “Koruma Bölgesi” ilan edilmelidir; bu da kirletici endüstrilerin faaliyet durdurması veya kapatılması da dahil olmak üzere hava kalitesini iyileştirmek için ciddi önlemler almayı gerektirmektedir.
  6. Hava kirliliği ile iklim krizi birbiriyle yakından bağlantılıdır.
  7. Bu önlemler, yenilenebilir enerji teknolojisine ve temiz ulaşım sistemlerine geçişi hızlandıracak; beraberinde önemli finansal, çevresel ve sağlıksal yararlar getirecektir.

Raporun tamamına erişmek için tıklayın