Hava Kirliliği ile Savaş Haftası kapsamında, sivil toplum kuruluşları #derinbirnefes etiketiyle bir araya geldi. 

Dünya Sağlık Örgütü hava kirliliğini “tütünden bile tehlikeli” olarak nitelendiriyor. Tüm dünyada hava kirliliği her yıl 2.4 milyon kalp hastalığına sebep oluyor. Benzer bir tablo Türkiye için de geçerli. 2017 yılında hava kirliliği, trafik kazalarının 7 katı can aldı. Bu rakam tüm ölümlerin %13’ünün hava kirliliği nedeniyle gerçekleştiğini ortaya koyuyor. 

Hava kirliliği, astım, alerji, KOAH ve kanser gibi hastalıklara yakalanma riskini artırırken, yaşlılar, çocuklar ve kronik hastalığı olan kişiler için bu riski daha da yükseltiyor.  Ayrıca solunum yoluyla bulaşan hastalıkların etkisini artırıyor. PM 2.5 ise en tehlikeli hava kirleticilerden biri.  2.5 mikrondan küçük kanserojen hava kirleticilere partikül madde 2.5 (PM 2.5) deniyor. Gözle görülmeyen, kilometrelerce yol alabilen ve solunumla kana karışabilir bu partiküllerin ana kaynağı ise fosil yakıtlar. Türkiye’de bu madde için hâlâ bir ulusal sınır değer belirlenmiş değil. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın hazırladığı Ulusal Hava İzleme Ağı (https://www.havaizleme.gov.tr) adresinden bulunduğunuz yerdeki havanın kalitesi öğrenilebiliyor. 

Sivil toplum kuruluşları başlattıkları kampanyalarda, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı’nı muhatap alarak üç talebi dile getiriyor.

  1. Çevre yatırımı yapmayan kömürlü termik santrallere çalışma izni verilmemesi.
  2. Hava kirletici PM 2.5 partikülleri için ulusal limit belirlenmesi
  3. Planlanan termik santrallerin sağlık etki değerlendirmeleri yapılarak kamu ile paylaşılması.