Dünya çapında hava kalitesi hakkında güvenilir, anlamlı bilgiler sağlamak için bir araştırma ve erişim girişimi olan Küresel Hava Durumu (SoGA), girişiminin 2022 yılında küresel hava kirliliği hakkında yayınladığı rapor, dünyadaki hava kirliliği trendlerine odaklanıyor.

Hava kirliliği bağlamında Türkiye’ye odaklanıldığında durumun pek iç açıcı olmadığını söylemek gerekiyor. İstanbul, nüfus ağırlıklı NO2 (µg/m3) hava kirliliği ölçümünde dünya çapında 35.3 ile 9. sırada. Listenin başını 41.6 ile Şangay çekerken onu 40.2 ile Moskova, 39.8 ile Tahran ve 38.3 ile Saint Petersburg takip ediyor.

Bu bağlamda örneğin Kuzey Amerika’daki (Winnipeg, Kanada; Fargo, Amerika Birleşik Devletleri), Asya Pasifik’teki (Seul, Güney Kore ve Asahikawa, Japonya) ve Batı Avrupa’daki (Paris, Fransa ve Albacete, İspanya) yüksek gelirli ülkelerdeki birçok şehir ve aynı zamanda Doğu Avrupa’da (Moskova, Rusya ve Minsk, Beyaz Rusya) yüksek NO2 maruziyetine maruz kaldığını hatırlatmakta fayda var.

Özellikle, Kuzey Afrika ve Orta Doğu’daki (Beyrut, Lübnan ve Basra, Irak), Latin Amerika’daki (Corumbá, Brezilya ve Arequipa, Peru) ve Orta Asya’daki (Bişkek, Kırgızistan ve Namangan, Özbekistan) NO2’ye maruz kalma oranı hayli yüksek ve bu oran ne yazık ki artmaya devam ediyor.

Kirlilik Artmaya Devam Edecek

Bununla birlikte Birleşmiş Milletler, 2050 yılına kadar dünya nüfusunun üçte ikisinin şehirlerde yaşayacağını ve kentsel nüfustaki artışın çoğunun Asya ve Afrika’da yoğunlaşacağını tahmin ediyor. Bu tahmin hava kirliliğinin gelecekte daha da artacağı gerçeğiyle kol kola ilerliyor elbette. Öyle ki farklı hava kirliliği türlerinin itici güçleri ve etkileri bir yerden bir yere değişse de bugün halihazırda şehirlerde yaşayan insanların çoğu sağlıksız hava soluyor. Bu trendin gelecekte artarak devam etmesi işten bile değil.

Nitekim bu hakikat, hava kirliliğine bağlı milyonlarca ölümün gerçekleşmesiyle ve hem çocuk hem de yetişkinler arasında ağır kronik hastalık ve sakatlıkların artışıyla kendini gösteriyor.

Bir An Önce Önlem Alınmalı

İyi haber şu ki, birçok önemli kirlilik kaynağından kaynaklanan kirliliği azaltmak için çok çeşitli uygun maliyetli çözümler zaten mevcut. Bunlar arasında yeşil ve sürdürülebilir ulaşımın teşvik edilmesi, ev kullanımı için temiz enerjiye erişimin genişletilmesi, fosil yakıt bazlı olmayan kaynaklar da dahil olmak üzere temiz ve verimli enerji üretimine geçiş ve daha fazlası yer alıyor.

Bu çözümler hem halk sağlığını iyileştirme hem de iklim değişikliğini yavaşlatma potansiyeline sahip. Dünya çapında giderek daha uygun fiyatlı, erişilebilir ve uygulanabilir hale gelmekte. Planlı müdahale ve politikaların hükümetler; araştırmacılar, sivil toplum ve diğer ilgili taraflar arasında işbirlikçi katılımı içermesinin de çok önemli olduğunu söylemeye gerek yok.