Skip to main content
Haberler

Türkiye’de Yenilenebilir Enerji Tedarik Anlaşmalarının Etkinleştirilmesi

By 20 Ekim 2025Ocak 29th, 2026No Comments
✍ : SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi‘Türkiye’de Yenilenebilir Enerji Tedarik Anlaşmalarının Etkinleştirilmesi’ raporu, Türkiye’nin enerji dönüşüm sürecinde yenilenebilir kaynakların sisteme entegrasyonunu hızlandırmak için YETA’ların oynayabileceği kritik rolü ele alıyor.Fosil yakıt temelli üretimin maliyet ve karbon vergisi baskısı altında olduğu koşullarda, rüzgar ve güneş enerjisi giderek daha maliyet etkin hale geliyor. Rapor, YETA’ların hem yatırımcılar için gelir öngörülebilirliği sağlayan hem de tüketicilere düşük emisyonlu enerji kullanım imkânı sunan yenilikçi finansman araçları olduğunu vurguluyor. SHURA’nın projeksiyonlarına göre Türkiye, 2053’te 140 GW rüzgar ve 220 GW güneş kapasitesine ulaşabilir; YETA’lar bu potansiyelin hayata geçirilmesinde önemli bir kaldıraç işlevi görebilir.YETA’ların Genel ÇerçevesiYETA’lar, üretici ile alıcı arasında yapılan uzun vadeli ikili anlaşmalardır. Bu anlaşmaların hem fiziksel (elektriğin doğrudan teslimi) hem de finansal (fiyat risklerini dengeleme) modelleri vardır. Sabit fiyatlandırma, göstergeli fiyatlandırma ve karma modeller üzerinden tasarlanabilir. Avrupa’da 2017’den bu yana hızla artan YETA hacimleri, özellikle enerji krizi sonrasında daha cazip hale gelmiştir. (Şekil 4) 2023’te yalnızca Avrupa’da 16 GW’lık YETA kapasitesi açıklanmış, bunun 12 GW’ı özel sektör anlaşmalarından oluşmuştur.
Türkiye’de Ekonomik PotansiyelTürkiye’de güneş ve rüzgar için seviyelendirilmiş elektrik üretim maliyetleri (LCOE), doğrudan destekler olmadan da yatırım yapılabilir seviyelere düşmüş durumda. 2021 sonrası yükselen piyasa fiyatlarıyla birlikte YETA modeli ekonomik açıdan uygulanabilir hale gelmiştir. Özellikle YEKA yarışmalarında ortaya çıkan düşük fiyatlar, YETA’ların kamu desteği olmadan da yeni kapasiteyi mümkün kıldığını göstermektedir. (Şekil 8) Bununla birlikte, fiyat öngörülebilirliği, finansman koşulları ve risklerin doğru yapılandırılması hayati öneme sahiptir.
Raporun Ana Politika ÖnerileriRaporun sunduğu öneriler Türkiye’de YETA uygulamalarının yaygınlaşmasını etkileyen beş temel kategoriye odaklanıyor:Elektrik piyasası tasarımı: YEKDEM mekanizmasında, sabit destek fiyat garantisi temelde belirlenen desteğin piyasa spot fiyatıyla arasında oluşan fark bedelini dikkate almaktadır. (Şekil 9) Yani toptan satış piyasasındaki elektrik fiyatlarının yüksek seyrettiği dönemlerde üreticilerin, sabit YEKDEM fiyatının üzerindeki kısım için elde edebileceği gelir fazlası sisteme geri ödenmektedir.
Lisans şartları ve sözleşmeler: Mevcut lisanslama ve rekabet hukuku düzenlemeleri uzun vadeli sözleşmelerin önünde engel teşkil ediyor. YETA’ya özgü alternatif lisanslama mekanizmaları gündeme alınmalı.Politika uyumu: YEKDEM ve YEKA gibi destek mekanizmalarıyla çelişmeyecek, tamamlayıcı düzenlemeler yapılmalı.Risklerin yapılandırılması: Kamu ve finansal kuruluşlar aracılığıyla risklerin dağıtıldığı güvence mekanizmaları tasarlanmalı.Risk paylaşım mekanizmaları kurmak: Tüketici teşvikleri: Vergi muafiyetleri, kota sistemleri veya karbon fiyatlandırmasıyla tüketici tarafında talep artırılmalı.
Sonuç olarak YETA’lar, Türkiye’nin enerji dönüşümünde kamu desteği olmadan kapasite artışını mümkün kılan piyasa bazlı araçlar olarak kritik önem taşıyor. Ancak bunun için hem düzenleyici çerçevenin uyumlu hale getirilmesi hem de yatırımcı ve tüketici tarafında güven artırıcı mekanizmaların geliştirilmesi gerekiyor. Uluslararası deneyimler, güçlü bir piyasa tasarımı, risk paylaşımı ve talep tarafı teşviklerinin YETA piyasalarının gelişiminde belirleyici olduğunu gösteriyor.