Enerji politikaları alanında çalışmalar yapan düşünce kuruluşu Ember’in dolaşıma soktuğu son çalışma Türkiye’nin fosil yakıtlara bağlılığının 2030 yılına kadar 1/4 seviyesinin altına düşürülebileceğini gösteriyor. Rapora göre bu düşüş, rüzgar ve güneş gibi yenilenebilir enerji kaynaklarının daha aktif şekilde kullanılmasıyla mümkün.

Çalışma Türkiye’de gerekli yatırımlar yapılır ve politikalar geliştirilirse ülkenin dışa bağımlılığının %50 azaltılabileceğini öngörüyor. Geçtiğimiz yıl güneş ve rüzgar enerjisinin toplam üretimdeki payı %13 seviyesinde olduğu hatırlandığında bahsi geçen hedefe ulaşmak için bu payın en az 2,5 kat artması gerekiyor. Başka bir deyişle Türkiye’de güneş enerjisi kapasitesinin 40 GW’a ulaşması icap ediyor. Bu her yıl 4 GW’lik bir ek kapasitenin sisteme dahil edilmesi anlamına geliyor.

Halihazırda Türkiye’nin rüzgar enerjisi üretim kapasitesinin11 GW civarında olduğu göz önünde bulundurulursa 8 yıl içerisinde toplam kapasite 30 GW’ye çıkabilir. Bu bağlamda Ember’in Türkiye, Ukrayna ve Batı Balkanlardan sorumlu Bölge Lideri Ufuk Alparslan, “kömür ve doğalgaz gibi fosil yakıtlara bağımlı olmanın ne kadar riskli ve güvenilmez olduğu(nun) son aylarda dünyada yaşanan gelişmelerle iyice ortaya” çıktığını belirtiyor. Alparslan’a göre “çözüm ucuz ve temiz enerji kaynakları rüzgar ve güneş.” Zira “rüzgar ve güneş önümüzdeki yıllarda Türkiye gibi enerji kaynakları kısıtlı olan ülkelerin enerjide bağımsızlıklarını sağlamasında öncü rol oynayacak.”