Skip to main content
Haberler

Yenilenebilir enerji kaynaklarındaki hızlı büyümeye rağmen henüz fosil yakıtlardan çıkış yok

By 20 Kasım 2024Mayıs 9th, 2025No Comments

Yenilenebilir enerji, hemen her ülkede hızlı bir ilerleme kaydediyor. Bununla birlikte, çok sayıda ülke hala fosil yakıtlara, özellikle de gaza dayalı ekonomi modelini, sürdürmeye devam ediyor. Germanwatch, NewClimate Institute ve CAN International tarafından bugün yayınlanan İklim Değişikliği Performans Endeksi (CCPI 2025) bu durumu sayılarla ortaya koyuyor. CCPI her yıl dünyanın en büyük emisyon yayıcılarının emisyonlar, yenilenebilir enerji kaynakları ve iklim politikaları açısından kaydettikleri ilerlemeyi değerlendiriyor.

CCPI’da değerlendirilen 63 ülke ve Avrupa Birliği küresel emisyonların %90’ından sorumlu. Bu yıl CCPI karışık bir tablo çiziyor: 64 ülkeden 61’i son beş yılda enerji karışımında yenilenebilir enerji kaynaklarının payını artırırken, 29 ülkedeki sera gazı emisyonlarını azaltmaya dair performansları hala düşük veya çok düşük olarak değerlendiriliyor.

İlk üç sıra önceki yıllarda olduğu gibi boş kaldı. Ülkelerin Paris Anlaşması’nın küresel ortalama sıcaklık artışını 1,5 derecede sınırlama hedefini başarmaları için iklim eylemlerini hızlandırmaları gerekiyor. Danimarka en üst sıradaki ülke olmaya devam ediyor (4.). Ayrıca iklim politikası derecelendirmesinde yüksek performans gösteren tek ülke oldu. Yine de Danimarka, genel olarak çok yüksek bir derece elde edecek kadar iyi performans göstermiyor. Danimarka’yı Hollanda (5.) takip ediyor, ancak yeni hükümeti iklim politikası için kötü bir işaret. Birleşik Krallık bu yılın en büyük yükselişini göstererek 6. sırada yer aldı. Son kömürlü termik santralini kapatması ve hükümetin fosil yakıt projeleri için yeni ruhsatlar vermeme taahhüdü bu yükselişte önemli rol oynadı.

Ne yazık ki bu çabaları her yerde görmüyoruz. CCPI’da son sırada yer alan dört ülke İran (67.), Suudi Arabistan (66.), Birleşik Arap Emirlikleri (65.) ve Rusya (64.). Bu dört ülke dünyanın en büyük petrol ve gaz üreticileri arasında yer alıyor. Enerji tüketimi içinde yenilenebilir enerji kaynaklarının payı %3’ün altında. Bu ülkelerde  fosil yakıtlardan uzaklaşma gündemi yok.

CCPI yazarı, Germanwatch’dan Jan Burck, “Dünyanın büyük bir kısmı yenilenebilir enerji kaynaklarının enerji arzı için uygun maliyetli ve güvenli bir seçenek olduğunu kabul ediyor. Yenilenebilir enerji kaynakları özellikle elektrik sektöründe hızla ilerliyor. Buna ek olarak, ulaşım, konut ve sanayi sektörlerinde artan bir elektrifikasyon söz konusu. Elektrifikasyona yönelik bu eğilim devam ederken aynı zamanda yeni depolama teknolojileri de gelişiyor.

Bununla birlikte, fosil yakıt lobisinin hala büyük bir direnç gösterdiğini gösteriyoruz. Ülkeler fosil tuzağına daha fazla düşmemeli” diyor.

NewClimate Institute’dan ortak yazar Prof. Niklas Höhne, “’Dünya bir dönüm noktasında. Küresel emisyonların zirveye ulaşması çok yakın.. İklim değişikliğinin daha da tehlikeli sonuçlar doğurmasını engelleyebilecek tek önlem emisyonların ciddi ölçüde azaltılmasıdır. Zaman daralıyor ve acilen emisyonların azaltılmasına ihtiyacımız var” diyor.

Çin – Yenilenebilir enerjide devasa genişleme dünya çapında sinyaller gönderiyor

Dünyanın en büyük emisyon kaynağı Çin, CCPI’da 55. sırada yer alarak çok düşük bir seviyeye geriledi. Umut verici planlara, eğilimlere ve tedbirlere rağmen Çin büyük ölçüde kömüre bağımlı olmaya devam ediyor ve yeterli iklim hedeflerinden yoksun. Bununla birlikte, yenilenebilir enerjide benzeri görülmemiş bir patlama yaşıyor ve emisyonları neredeyse zirveye ulaşmış gibi görünüyor.

En büyük ikinci emisyon kaynağı olan ABD, çok düşük performans gösterenler arasında 57. sırada yer alıyor. Yenilenebilir enerji kaynaklarına ve temiz ulaştırma daha fazla yatırım yapılmasının yanı sıra fosil yakıt sübvansiyonlarının sona erdirilmesi sonraki önemli adımlar olacak. Ancak, seçimlerin sonucu ABD’nin önümüzdeki yıllardaki iklim performansını belirleyebilir. Burck, “Siyasi açıdan Trump’ın Biden’ın Enflasyonla Mücadele Yasası’ndaki yeşil teknolojileri desteklerini sona erdirmesi zor olacaktır, ancak muhtemelen bunları zayıflatabilir” dedi.

Sadece iki G20 ülkesi – Birleşik Krallık ve Hindistan (10.) – CCPI’da yüksek performans gösterenler arasında yer alıyor. On dört G20 ülkesi genel olarak düşük ya da çok düşük not aldı. Üyelerinin dünyadaki sera gazı emisyonlarının %75’inden fazlasından sorumlu olduğu G20, emisyonların büyük ölçüde azaltılmasından özellikle sorumlu. Rusya, Suudi Arabistan ve Güney Kore (63.) hala G20’nin en kötü performans gösteren ülkeleri ve genel olarak çok düşük not alıyorlar.

AB: Yeşil Anlaşma etkisini gösteriyor – aralarında çok düşük performans gösteren yok

Höhne, “Özellikle yeni ABD Başkanı Trump ile birlikte, artan siyasi kutuplaşmaya rağmen AB’nin ve Almanya gibi üye devletlerin güçlü liderliğine ihtiyacımız var. Danimarka ve Hollanda CCPI’ın zirvesinde yer alırken, AB (17.) bir bütün olarak üst-orta alanda yer alıyor. On altı AB ülkesi yüksek ve orta performans gösterenler arasında yer alırken, önceki yıllardan farklı olarak hiçbir AB ülkesi genel olarak çok düşük bir not almadı.

AB’nin en büyük ekonomisi olan Almanya (16.) iki sıra geriledi ve artık yüksek performans gösteren bir ülke değil. CCPI eş yazarı Thea Uhlich, “Yenilenebilir enerji alanında önemli ilerlemeler kaydedilmiş olmasına rağmen, ulaştırma ve binalar sektörlerindeki siyasi eylemsizlik hala yüksek emisyonlara yol açıyor. Almanya ve AB’deki iklim eylemi, başta iklim finansmanı olmak üzere mevcut küresel siyasi gelişmeler nedeniyle bir kenara itilmemelidir” diyor.

Uluslararası İklim Eylem Ağı Enerji Dönüşümü Kıdemli Müdürü Janet Milongo, “Enerji eşitsizliği dünyadaki pek çok insan için bir gerçeklik olmaya devam ediyor. Örneğin Hollanda’nın Afrika’nın tamamından daha fazla güneş enerjisi kurulu gücüne sahip olması kabul edilemez. Geçiş sürecinde herhangi bir halkı ya da ülkeyi geride bırakmak adaletsizlikle sonuçlanır ve küresel hedeflere ulaşılmasını engeller. Herkes için yenilenebilir enerjiye hızlı, adil ve eşitlikçi bir geçişin sağlanması için hibeye dayalı kamu finansmanı kritik önem taşıyor” diyor.