Anadolu’nun dört bir yanında yaşam alanlarımız, sağlığımız, geleceğimiz için kömüre karşı mücadele eden ve Kömürden Adil Çıkış Hedef 2030 Kampanyası’nı destekleyen 16 kurum olarak Bakü’de fosil yakıt lobilerinin gölgesinde devam eden 29. BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansı’nı (COP 29) yakından takip etmekteyiz. Gün geçtikçe sıklığı ve şiddeti artan iklim krizine karşı zirvelerde yeşile boyanan süslü sözlere değil, somut adımlara ihtiyacımız bulunmakta. Zira bilim insanları yıllardır küresel ortalama sıcaklık artışlarını 1,5 derece sınırında tutabilmek için emisyonların 2030 yılına kadar 2010 yılına göre %45 oranında azaltılması gerektiğinin altını çiziyor. Fırsat penceremiz ise geçen her saniye giderek daralıyor.
Bu pencereyi açık tutmak için atılması gereken en somut adım, başta kömür olmak üzere fosil yakıtları bir an önce yerin altında bırakmak ve yeryüzünün nefes kaynağı yutak alanlarımızdan ormanları korumak. Ülkemizin ise iklim karnesi maalesef kırıklarla dolu. Sanayi Devrimi’nin başladığı İngiltere bile geçtiğimiz ay son kömürlü termik santralini kapatmışken, 50’nin üzerinde ülke kömürden kademeli çıkış takvimini açıklamışken Türkiye’nin hala kömürde ısrar etmesi, bilimsel gerçeklerle örtüşmediği gibi geleceğimizi de tehlikeye atıyor. Üstelik kömürden çıkmak için bir yana, her yıl kömür sektörüne akıtılan milyarlarca dolar teşvik nedeniyle ülkemizin kamu kaynakları üzerine de ciddi bir yük biniyor. Halkın gerçek ihtiyacından uzak şirketlerin kârını önceliklendiren bu politikalar çerçevesinde;
Kahramanmaraş’ta Afşin-Elbistan A Termik Santrali’ne yeni ek ünite yapılmak istenmesini;
Eskişehir’in verimli tarım alanı Alpu’da tekrar kömürlü termik santral projesinin gündeme getirilmesini;
Muğla Milas’ta yer alan Akbelen Ormanı’nın kömür madenciliği için yok edilmeye çalışılmasını;
Yeryüzünün önemli biyoçeşitlilik sıcak noktalarından Kazdağları’nın ve ülkemizin diğer bölgelerinin maden projeleriyle delik deşik edilmesini
KABUL ETMİYORUZ.
Kömürün ötesinde yaşanabilir, sağlıklı bir gelecek için;
Türkiye’nin ivedilikle kimsenin işsiz, güvencesiz, sağlıksız, enerjisiz kalmadığı, planlı ve kademeli; ekolojik, ekonomik ve toplumsal açıdan adil bir kömürden çıkış planını deklare etmesini ve
Paris Anlaşması’nı onaylayan her ülke gibi 2025 yılında Ulusal Katkı Beyanı’nı (NDC) güncellemekle yükümlü Türkiye’nin, yeni oluşturacağı Ulusal Katkı Beyanı’na “2030’a kadar kömürden çıkışı gerçekleştirme” hedefi koymasını;
TALEP EDİYORUZ.
Yaşanabilir bir yeryüzü için iklim kriziyle mücadelede her ülke üzerine düşen sorumluluğu ivedilikle yerine getirmekle yükümlü. Türkiye’nin ev ödevi ise 2030’a kadar kömürden adil çıkışa yönelik somut adımlar atmak olmalı.
Anadolu’nun dört bir yanındaki yaşam savunucuları olarak iklim dostu bir Türkiye hedefiyle “kömürden kurtul geleceği kurtar” çağrımızı COP 29 vesilesiyle bir kez daha yineliyoruz.
İmzacı Kurumlar
Antakya Çevre Koruma Derneği
Avdan Platformu
Bartın Platformu
Çan Çevre Derneği
Çevre ve Tüketici Koruma Derneği
Doğayı ve Çevreyi Koruma Derneği
Doğu Akdeniz Çevre Platformu
Ege Çevre ve Kültür Platformu
Eskişehir Çevre Koruma ve Geliştirme Derneği
Foça Çevre ve Kültür Platformu
Hayatı ve Doğayı Koruma Platformu
İkizköy Çevre Komitesi – Karadam … Derneği
Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği