İnsan faaliyetleri, fosil yakıtların aşırı kullanımı, üretim ile tüketimin artması, atmosferdeki sera gazı oranını artırmaya devam ediyor. Pandemi döneminde zaman zaman hareketliliğin azalması karbondioksit oranının hızını kısmen azaltmasına rağmen toplam artışı engelleyemedi. 

Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi (NOAA) verilerinden derlenen bilgilere göre, sanayileşme dönemi öncesindeki son 400 bin yılda atmosferdeki karbondioksit (CO2) oranı 200 ile 280 ppm (milyonda bir birim) civarında seyretti.

Sera etkisine neden olan başlıca gazlardan olan karbondioksit değerleri 1880 yılında yaklaşık 291 ppm iken, 2020 yılında bu değer %43 artarak 415 ppm değerine çıktı.

Karbondioksit oranındaki artışı AA muhabirine değerlendiren İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Toros, atmosferdeki karbondioksit miktarının artmaya devam ettiğini söyledi.

“Şu anda Ocak ayındayız ve bahar havasını yaşıyoruz. Sıcaklık ve karbondioksit oranı aynı anda artıyor. Yıllar ilerledikçe fosil yakıtların kullanımını arttırdık, ormanları azalttık. Bu, karbon salımını arttırıyor. İnsanların yaptığı faaliyetler sonucu atmosferde karbondioksit miktarı artmaya devam ediyor. Atmosferdeki karbondioksit oranı 1880 yılında sonra bugüne 141 yılda %43 artarak 415 ppm değerine ulaştı. Onun için bütün insanlık olarak önlem almalı, karbon salımını bugünden azaltmaya çalışmalıyız. Aşırı tüketim ve üretim ile kaynakların israf edilmesini azaltmalı, enerjide yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanmamız gerekiyor. Bu karbondioksit artışını engelleyecektir.”

Koronavirüs salgını ortaya çıktıktan sonra insanların etkinliğinin biraz azaldığını anlatan Prof. Dr. Hüseyin Toros, “Alınan salgın önlemleri insanların etkinliğini azaltınca, atmosfere seragazının salımı biraz olsun azaldı fakat koronavirüs salgını karbondioksit oranının artışını durduramadı. İnsanlar olarak hâlâ atmosferi kirletmeye devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.